|
ATAMIZ

AFYON ZAFER ANITI
Cumhuriyet Meydanı’nda Afyon'un simgesi olan anıt devrin önemli heykeltıraşlarından Krippel'in (1883-1945) 1934-1936 da yaptığı eseridir. 27 Ağustos 1922 tarihinde Kurtuluş Savaşı’nda Afyon’un Yunan saldırısından kurtarılışını sembolize eden tunçtan bir anıttır.
Anıt yeşil porfir bir platform üzerinde, yine porfirden dikdörtgen bir kaidenin taşıdığı iki çıplak insan figüründen meydana gelen bir kompozisyondur. Kaidenin uzun kenarlarında çerçeveler içinde rölyef halinde işlenmiş Kurtuluş Savaşı’nı simgeleyen figürler yer alır. Kaidenin ön yüzünde Atatürk’ün portresi, sol yönünde de Atatürk, İnönü ve Fevzi Çakmak’ın harita üzerinde Başkumandanlık Savaşı’nı planlarken yapmış oldukları hazırlıkları, arka yüzünde de askerin taşıdığı sancağı işgalden kurtulan halkın öpmesi, sağında da Mehmetcik’in süngü taarruzu kabartmalar halinde tasvir edilmiştir.
Kaide üzerindeki heykeller normal insan boyutlarından daha büyük ve hareketler son derece canlıdır. İşgalcileri sembolize eden ve yerde yatan figürün büyük bir çaresizlikle aşağı sarkmış olan başındaki ıstıraplı yüz ifadesi ve bitkin vücudu yenilgiyi göstermektedir. Ayaktaki figürün yüzünde ise büyük bir hiddet ifadesi vardır. Gerilmiş adaleleri, şişmiş boyun damarları, yukarı kalkmış kolları, biri yumruk şeklinde sıkılmış, diğer bir şeyi parçalayacakmış gibi açılmış elleri ile ayakları altında yatan figüre yukarıdan bakarak adeta ezmektedir.
Atatürk 1937 deki Afyon ziyaretinde, anıt hakkında "Büyük Zaferi en iyi anlatan anıt" diyerek beğenisini dile getirmiştir.

[ Hakkında Söylenenler ] - [ İlkeleri ] - [ Atatürk Diyor ki ] - [ Kronoloji ]
[ Gençliğe Hitabe ] - [ 10. Yıl ] - [ Özdeyişleri ] - [ Şiirlerle Atatürk ]
[ Öykülerle Atatürk ]

ALMANYA
O,kişisel kazanç ve ün peşinde koşan basit bir diktatör değil, gelecek kuşaklar için sağlam temeller atmaya uğraşan bir kahramandı.
Prof.Walter L.WRIHT Jr.
Almanya, ATATÜRK'ÜN eserine ve mücadelesine hayrandır. Onda, tarihi eseri, özgürlüğü seven bütün milletler için bir sembol olarak kalacak kudretli bir kişilik görmektedir.
Berlin, Alman Ajansı
Istırap çeken dünyada barış ve esenliği yeniden kurmak ve insanlığın yalnız maddi değil, manevi gelişmesini sağlamak isteyenler Atatürk'ün iman verici ve yön göstericiliğinden örnek ve kuvvet alsınlar.
Profesör Herbert MELZIG(Tarihçi)
Atatürk Türkiye'yi tek düşmanı kalmaksızın bırakmıştır. Bu zamanımızın hiçbir devlet şefinin başaramadığıdır.
Alman Volkischer Beobachter Gazetesi
Kendisinin tarihi büyüklüğü, eseri olan yeni Türkiye'ye bakılarak bu günden ölçülebilir. Çelik gibi azim ve gayreti, uzağı gören akil ve hikmetle birleşmiş olan bu gerçek halk önderi ve devlet adamı; Anadolu dağlarının en uzak ve issiz kösesindeki köylere bile başka bir ruh aşılamıştır.
Illustrierte Dergisi
O, kendi milleti ve beşeriyet alemi için beslediği muhabbetle, bir dahinin neler yarattığına dair, cihana fevkalade heyecanlı bir sahne seyrettirmektedir.
Herbert MELZIG
AMERİKA
Atatürk bu yüzyılın büyük insanlarından birinin tarihi başarılarını, Türk halkına ilham veren liderliğini, modern dünyanın ileri görüşlü anlayışını ve bir askeri lider olarak kudret ve yüksek cesaretini hatırlatmaktadır.Çöküntü halinde bulunan bir imparatorluktan özgür Türkiye'nin dogması, yeni Türkiye'nin özgürlük ve bağımsızlığını şerefli bir şekilde ilan ve o zamandan beri koruması, Atatürk'ün Türk halkının isidir. Şüphesiz ki, Türkiye'de giriştiği derin ve geniş inkılaplar kadar bir kitlenin kendisine olan güvenini daha basari ile gösteren bir örnek yoktur.
John F.KENNEDY
(A.B.D.Başkanı, 10 Kasım 1963)
Benim üzüntüm, bu adamla tanışmak hususundaki şiddetli arzumun gerçekleşmesine artık imkan kalmamış olmasıdır.
Franklin ROOSEVELT
(A.B.D.Başkanı, 10 Kasım 1963)
Asker-devlet adamı, cağımızın en büyük liderlerinden biri idi. Kendisi, Türkiye'nin, dünyanın en ileri memleketleri arasında hak ettiği yeri almasını sağlamıştır. Keza O, Türklere, bir milletin büyüklüğünün temel tasını teşkil eden, kendine güvenme ve dayanma duygusunu vermiştir.
General CM ART HUR
Sovyet Rusya Hariciye Nazırı Litvinof ile görüşürken kendisine onun fikrince bütün Avrupa'nın en kıymetli ve en ziyade dikkate değer devlet adamının kim olduğunu sordum. Bana Avrupa'nın en kıymetli devlet adamının Türkiye cumhurbaşkanı Mustafa Kemal olduğunu söyledi.
Roozwelt (Franklın D.) 1928
Birleşik Amerika cumhurbaşkanı
Dünya sahnesinden tarihin en dikkatli,çekici adamlarından biri geçti.
Chicago Tribüne
Savaş sonrası döneminin en yetenekli liderlerinden biri.
New York Timüs
İnsani teslim alıcı fevkalade önderlik kuvveti vardır. O, tetiktir, hazır cevaptır, dikkati çekecek kadar zekidir.
Gladys Baker(Gazeteci)
FRANSA
İnsanlığın bütün belirtileri O'nda kendini hemen gösteriyor.
Noelle Gazetesi
Eski Osmanlı imparatorluğu bir hayal gibi ortadan silinirken, milli bir Türk Devleti'nin kurulusu, bu cağın en şaşırtıcı başarılarından birisidir. Mustafa Kemal, yüce bir eser ortaya koymuştur.Atatürk'ün parlak basarisi bütün sömürgeler için bir örnek olmuştur.
Magrice BAUMANT(Profesör)
Çok büyük bir adamdı...bir siyasi dahiydi.
Excelsior Gazetesi
Dünyanın, çağdaş, en büyük kişilerinden biri.
La Jour-Echo de Paris
Atatürk'ün yurt kurtarıcı olduğunu, milletlerin en vefalısı olan Türkler asla unutmayacaklardır.
Noell Roger Gazetesi
Karsımdaki bu büyük adamda, keşfettiğim bu büyük meçhulde maharet ve karakter o kadar iyi islenmişti ki, sözlerinde hiçbir şüphe aranamazdı.
Claude Farrer(Yazar)
Bu günün Türkleri, yüzyıllar önce Avrupai titreten canlı millet durumuna erişmiştir. Ve bu aksam O büyük olunun basında bekleyen Türkiye, güçlü ve dipdiri Türkiye'dir.
Pierre Dominique(Gazeteci)
Asırları asan adam !..
Fransa, Paris Basını
Akilli ve barışçı yöntemlerle gerçekleştirdiği eseri halkların tarihinde izlerini bırakacaktır.
Albert LEBRUN
Fransız cumhurbaşkanı
Mevcut rütbelerin hepsini kaldırdığı bir memlekette, bu adam, bütün rütbeleri, kazanmıştır. O memlekete, bulabilecek en şerefli isim O'na verilmiştir.
Mercek Sauvage(Gazeteci)
Bu, insanlığa denenmiş bir felsefe örneği olarak sunulabilir. Atatürk yüz yıllara sığabilecek isleri on yılda tamamladı.
Gerrad Tongas(Yazar)
Atatürk oldu. barış kubbesinin doğu sütunu yıkıldı. artık evrende barışı kimse garanti edemez. Nitekim Avrupalı devlet adamları; O'nun 1930'da yaptığı uyarı ve tavsiyeleri dinlememiş ve dünyayı 1939 yılında ikinci büyük savaş felaketinin içine sürüklemişlerdir.
SANERWIN Gazetesi
Atatürk, bir milleti, birkaç yılda asrileştirmek mucizesini göstermiştir.
Paris-La Temas
Yeni Türk Devleti ile Ankara Antlaşması'nın imzalanması nedeniyle; "Bizi arkadan vurdu, dağ basındaki haydutlarla, Mustafa Kemallerle anlaştı" diyenlere Fransız Başbakanının Mecliste verdiği cevap:
dağ basındaki haydutlar diye isimlendirdiğiniz kahraman Mustafa Kemal ve O'nun tüm askerlileri burada olsalardı, teker teker hepsinin heykellerini dikerdik. Böylesine kahraman bir antlaşma imzalamaktan gurur duyuyorum. (1921)
Fransız Başbakanı BRIAND
Sırasıyla İhtilalci ve asi, sonradan muzaffer bir kumandan olan "Türklerin babası" Yeni Türkiye'yi yarattı, sultanları kovdu, kadınlara hürriyet verdi fesi kaldırdı, ülkesinde radikal bir inkılap yaptı.
Paris-Sair'den
Denilebilir ki onsuz, İslam alemi yolunu bulabilmek için elli yıl daha bekleyecekti.
Bertme Georgesu-Gaulis
O, yüce bir dağa benzer. Eteğinde yasayanlar bu yüceliği fark edemezler. Bu dağın azametini kavrayabilmek için, O'na çok uzaklardan bakmak gerekir.
Claude FARRER
Fransız Edibi
Türkiye tarihi, buğun her zamandan çok Bati ve Avrupa tarihinden ayrılmaz bir haldedir. Ve Atatürk'ün bu yöndeki gayretleri sonuçsuz kalmamıştır. Memleketlerimiz arasındaki yüzyılları asan dostluk, bu gelişmenin temel öğelerinden biridir.
Charles De FAULLE
Kemal Atatürk'ün karakterinin bir cephesini göstermek itibariyle bir noktayı hatırlatmak isterim. bize savaşlarından birini anlatıyordu. Birdenbire durdu: Görüyorsunuz ye, dedi: birçok zaferler kazandım. Fakat
bunların en büyüğünden sonra bile her aksam, savaş alanlarında ölen bütün askerleri düşünerek içimde derin bir keder duyuyorum.
Cesaret ve zekasından başka yüreği bu kadar yüce olan böyle bir Şef'in, yurdu için mucizeler yaratmış olmasına şaşılabilir mi?...
George BENNES
Vur Gazetesi-1938
Devrin yüksek şahsiyetleri kitaplarda, konferanslarda Türkiye'nin asla değişmeyeceğini ve değişmeden öleceğini ilan etmişlerdi. Halbuki ölmeden değişti. Hem de kökünden ve bastan aşağı değişti. İnançlar, gelenekler, yöntemler yıkıldı. Son döküntülerini de yabancı zırhlıları ve kapitülasyonlar gibi memleketten şurup attılar. Türkiye, ruhunu değiştirmişti. Tamamen ve tasavvur edilmesi mümkün olduğu kadar...
Raymond CARTIER
La Nouvelliste Gazetesi
İNGİLTERE
Savaş sonrasının en ileri gelen devlet adamlarından biri. Kendi basına bir klan oluşturuyordu ve hemen her acıdan tekçi.
THA Fortnightiy, Londra
Avrupa, savaştan sonra belirmiş az sayıdaki yapıcı devlet adamlarından birini kaybetti.
Spectator
Cağımızda hiçbir isim Atatürk'ün adi kadar büyük saygı yaratmamıştır.
Observer
İngiltere önce, cesur ve asil bir düşman, sonra da sadık bir dost olarak tanıdığı büyük adamı selamlamaktadır.
Sundey Timüs
O, benzeri olmayan bir devlet adamı idi.Diktatörlerin tahammül edemediği serbest bir nizamla, demokrasilerin başaramadığı ve başaramayacağı isler yapmıştır. Tarihte böyle adamlar
devirlerine kendi adlarını vermişlerdir.
Word Price
O, Türkiye'nin önceki kuşaklarından hiçbirine nasip olmayan özgürlük ve güven dolu bir hayat sağladı. Başarıları, Türkiye'nin Avrupa devleti olmasını sağladı, yakın doğunun tarihini değiştirdi.
Timüs Gazetesi
Savaş Türkiye'yi kurtaran, savaştan sonra da Türk Milletini yeniden dirilten Atatürk'ün olumu, yalnız yurdu için değil, Avrupa için de büyük kayıptır. Her sınıf halkın O'nun ardından döktükleri içten gözyaşları bu büyük kahraman ve modern Türkiye'nin Ata'sına değer bir görünümden başka bir şey değildir.(1938)
Winston CHURCHILL
İngiltere Başbakanı
Atatürk, Türk Milleti'nin ruhunda Türk Bayrağı gibi dalgalanan bir baştı.
Daily Telegraph
Cumhuriyet Türkiyesi'nin Devlet Başkanı Kemal Atatürk, diğer önderlerde görmeye alışmadığımız su değerli nitelikleri kişilinde toplamış bulunuyor: alacak gönüllülük, yeterlik ve basari...
THA Truth Dergisi
O genç ve dahi Türk Şefi'nin o esnada Çanakkale'de bulunması, müttefikler bakımından talihin en acı darbelerinden biridir.
Alan Moorehead(Yazar)
Atatürk, eskimiş bilimlerle bos yere kafasını yormama olduğundan daha taze ve cesur düşünen bir önderdir.
Kendisi için, bugünkü Avrupa'nın en güçlü Devlet Adamıdır diyebileceğimiz Atatürk, hiç şüphesiz devlet adamlarının en cesur ve orijinalidir.
Herbert Sideabotham(Yazar)
Herhangi bir olayı derinliğiyle kavramak, çıkar yolu görüp birdenbire harekete geçmek iktidarı, O'nun essiz otoritesinin baslıca kaynaklarından biridir.(1923)
Grace Ellison (Gazeteci)
AFGANİSTAN
O büyük insan yalnız Türkiye için değil, bütün doğu milletleri için de en büyük önderdi.
Emanullah HAN
Afgan Kralı
ARNAVUTLUK
Bu Türk Milleti yastadır.Çünkü yeni Türkiye'nin yaratıcısı olan essiz şefini kaybetmiştir.
Stepsi Gazetesi
AVUSTURYA
Büyük düşüncelerin adamı...bir devlet mimariydi.
Nece Frene Presse, Viyana
Atatürk öyle bir insandır ki, hayali değildir. İstediğini bilir, bildiğini yapar, yapamayacağı birseli de istemez.
Avusturyalı Heykelci KRIPPEL
BELÇİKA
Atatürk, yirminci asrin en büyük gerçeğini yaratan adamdır.
Kopenhag-Nasyonal Tikende
Milletine bu kadar az zamanda bu ölçüde hizmet edebilen tek devlet adamı Atatürk'tür.
Libre Belgique gazetesi
BULGARİSTAN
Hiçbir memleket, yeni Türkiye'nin Ata'sı tarafından başarılan kadar güçlü, hızlı ve kökten bir yenilik hamlesine erişmemiştir.
Bulgar Dness Gazetesi
ÇİN
Mustafa Kemal yeni Türkiye'nin kalbidir. Eski, yıpranmış bir Toplumdan yepyeni, güçlü bir millet yaratmış, essiz kişiliğiyle kendini herkese saydırmış, enerjisiyle herkesi kendine inandırmıştır.
Mao Shao-Cheng(Yazar)
DANİMARKA
Atatürk, şahsiyet ve yeteneğin dev gibi bir simgesi idi, O, yirminci yüzyılın en görkemli olayını yaratan adamdı.
National Tikence Gazetesi
FİNLANDİYA
Atatürk, olağanüstü nitelikte bir devlet adamı, savaş sonrası dünya tarihinin en önemli simalarından biri idi.
Hufvud Stadbladet Gazetesi
HİNDİSTAN
Dünyanın yetiştirdiği en büyük insanlardan biri.
Star of India
Atatürk, yalnız Türk Milleti'nin değil, özgürlüğü uğruna savaşan bütün milletlerin önderiydi. O'nun direktifleri altında siz bagimsizliginiza kavuştunuz. Biz de o yoldan yürüyerek özgürlüğümüze kavuştuk.
Bayan Sucheta KRIPALANI
Hint Parlamento Heyeti Başkanı
İRAN
Atatürk gibi insanlar bir nesil için doğmadıkları gibi belli bir devre için de doğmazlar. Onlar önderlikleriyle yüzyıllarca milletlerin tarihinde hüküm sürecek insanlardır.
Tahran Gazetesi
Atatürk yalnız kahraman milletinin büyük bir Şef'i olmakla kalmamıştır. O, ayni zamanda insanlığın da en büyük evladı olmuştur.
Iran Gazetesi
İSRAİL
Dünya, cağımızın en dikkati çekici adamlarından birini kaybetti.
Paletsine Post
Mustafa Kemal Atatürk, kuskusuz 20. yüzyılda dünya savasından önce yetişen en büyük devlet adamlarından biri, hiçbir millete nasip olmayan cesur ve büyük bir inkılapçı olmuştur.
Ben Gurion
İsrail Başbakanı (1963)
İSVEÇ
O, olmasaydı modern Türkiye olmazdı. O'nun sayesinde Türkler, O'nun olağanüstü eserini izleyebilecekler ve zaten dünyaca pek yüksek olan onurlarını daha fazla yükseltebileceklerdir.
Aya Dagligt Gazetesi
İSVİÇRE
Türkiye'yi yaratan, tarihimizin bu en büyük Adam'ını basımı en derin hürmetle eğerek selamlarım.
Profesör MORRF
Yalnız bir asker değil, ayni zamanda yüzyılımızın bir daha goremiyecegi bir dahi idi.
Profesör SEKRETAN
İTALYA
Hayatinin sonuna kadar milleti'nin mutlak güveni ile kurduğu devletin basında muzaffer kumandanının kişiliği, esi görülmemiş bir karakter örneğidir.
C.C.SFORZA
Ustun iradesi, tükenmez cesareti ve essiz seziş ile hasımlarını dize getirdi. Fazilet ve ciddiyeti, uç yılda memleketine yalnız askeri, ayni zamanda tam ve doyurucu bir siyasi zafer kazandırdı.
F.Perrone Di San Martine (Yazar)
Atatürk'ün olumu ile yakın Doğu'nun gelişmesine birinci derecede etken olan son derece kuvvetli bir şahsiyet kaybolmuştur.
Tribüne Gazetesi
JAPONYA
Şaşırtıcı ve çekici bir kişi. Asker olarak büyük, fakat devlet adamı olarak daha büyük.
Japon Timüs
Yuzyildanberi küçük Asya'nın çıkardığı en büyük lider.
THA Japon Cohronicle
LÜBNAN
Büyük adamlar, kuşaklarının basındadır. Türk Milleti'nin basındaki büyük ve dahi Atatürk, politika ve savaş alanlarında yılmayan büyük ve yurtsever bir insandı.
KARAMA
LÜBNAN Başbakanı, 10 Kasım 1963)
Kelimenin tam enlemiyle bir yapıcı ve yaratıcı olan Atatürk, dünya haritasında memleketine yepyeni bir sinir çizmiştir...
Lordan Gazetesi (1938)
Atatürk, dünyanın çok nadir yetiştirdiği dahilerdendir. O, bütün bir tarihin seyrini değiştirmiştir.
Ennehar Gazetesi (1938)
Dünyanın çok nadir yetiştirdiği dahilerdendir. dünya tarihinin gidisini değiştirmiştir.
An Naçar
MACARİSTAN
Yüzyılımızda, "olmayacak hiçbir şey yoktur" seklindeki tarihi gerçeği ispatlayan ilk adam olmuştur.
Esti Ujsag.Macar.
Dünya, bu savaş ve barış kahramanı büyük adamın olumu ile yoksul düşmüştür.
Pestir Lloyd Gazetesi
Türkiye'yi bir Ari kovanının ve bütün Türkleri de bal aramağa çıkmış çalışkan arılara benzetiyorum. nasıl arılar beylerinin etrafında toplanıp çalışırlarsa bütün Türk Milleti bu gün büyük dahi Mustafa Kemal etrafında toplanmışlardır.
Prof.e.Zaajti Franes
MISIR
Cağının, belki de tüm tarihin en olağanüstü kişilerinden biri.
Egyptian Gazete
NORVEÇ
Atatürk, tarihte, memleketinin en büyük adamlarından biri olarak kalacaktır.
La Morgan Bladet Gazetesi
PAKİSTAN
Kemal Atatürk, yalnız bu yüzyılın en büyük adamlarından biri değildir. Biz Pakistan'da, O'nu geçmiş bütün cağların en büyük adamlarından biri olarak görüyoruz. Askeri bir deha, doğuştan bir lider ve büyük bir yurtsever...
Eyüp Han
Pakistan cumhurbaşkanı
Bizim aslimiz rengi uçmuş bir kıvılcım iken, O'nun bakisi ile Cihanı kaplayan ve aydınlatan bir güneş haline geldik.
İkbal(Sair)
POLONYA
O'nun yaratıcı ruhunun ve ateşli yurtseverliğinin harekete geçmemiş olduğu hiçbir alan yoktur...
Gazete Polka
ROMANYA
Atatürk, tarihte teşkilatçı bir dahi, bir milletin harikalar yaratan yöneticisi ve memleketinin kurtarıcısı olarak kalacaktır.
Independance Romaine Gazetesi(12 Kasım 1938)
Bir milleti, uçurumun kenarından sarsılmaz azmiyle kurtaran, kuvvetlendiren, yükselten yöneticiler arasında Atatürk, en birincisidir.
Tim pul Gazetesi(12 Kasım 1938)
RUSYA
Şöhreti bütün cihana yayılmış olan tecrübeli başkanın yönetimi herkesin sevgi ve saygısını çeken büyük Türk Milleti'nin milli bağımsızlığını devamlı bir basari ile kuvvetlendirmiş ve yeni milli yapısını yaratmıştır.
Sovyet Başbakanı Kalının
SURİYE
Vatanini muhakkak bir parçalanmaktan kurtararak devlet gemisini güvenilir bir limana oturduktan sonra milletinden bir taht istemedi. O, kelimesinin bütün anlamıyla bir insan, essiz bir dahi, kahraman bir asker ve siyaset adamı idi...
Elifba Gazetesi
Atatürk'ün başardığı isler mucize ve harika kabilindedir. birkaç yıl içinde memleketinde yaptığı inkılaplar, birkaç yüzyılda gerçekleştirilmeyecek islerdir.
El Takaddüm Gazetesi
YUGOSLAVYA
Atatürk'ün dehası, tarihte Türk Milleti'nin taşıdığı ruhun Faziletine en yüksek örneklerinden birini teşkil edecektir.
Banko Aczemovic (Elci)
Tarih, silinmez harflerle bu devlet adamının ismini hak edecektir. Atatürk bir halk adamıdır. Kırılmaz azmi, keskin zekası ve kudreti kendisini yendiği alin yazısının önüne getirmiş, böylece yeni Türkiye'nin yaratıcısı olmuştur.
Politika Gazetesi
YUNANİSTAN
Türkiye, dost ve düşmanlarının hayran olduğu bir deha adama, malik bulunmak bahtiyarlığına erişmiştir.
Katilerini

Atatürkçülük; Türkiye Cumhuriyeti' nin kuruluşunun ve sürekliliğinin temeli olan, Türk toplumunu çağdaş, laik, demokratik, katılımcı, uygarlıkçı, özgürlükçü bir toplum durumuna getirmeyi amaçlayan düşünceler, ilkeler ve uygulamalar bütünüdür.
1. Cumhuriyetçilik: Ulusal egemenlik ve temsil anlayışını yerleştirmek, yani halkın devlet yaşamına etkin bir biçimde katılmasını sağlamak.
2. Milliyetçilik: Ulusal Ant (Misak-ı Milli) ile sınırları belirlenmiş olan ülkemizde, ulusal birliği, toplumsal saygıyı, bireyin kişiliğine ve özgürlüğüne değer vermeyi amaç edinmektir.
3. Halkçılık: Herşeyden önce devleti halkın devleti yapmaktır. Bu da halkın demokratik bir toplum durumuna getirilmesiyle olacaktır. Halkçılık, ulusun kendi geleceğine egemen kılınması demektir.
4. Devletçilik: Demokratik bir yapıya kavuşmuş olan devlet ve toplum yaşamında dengeli ve planlı bir ekonomik kalkınma modeli oluşturmak, tam bağımsızlığın ekonomik bağımsızlığı da içerdiğinin bilincinde olmak, bireylerin özel girişimini esas tutmakla birlikte kamu çıkarını yakından ilgilendiren konularda, devletin etkinliğine öncelik tanımaktır.
5. Laiklik: Din ve devlet işlerini birbirinden ayırmak, yurttaşların vicdan, ibadet ve din özgürlüklerini tanımaktır. Devletin demokratik, bağımsız; ulusun özgür olabilmesi Laikliğin tam olarak yerleşmesine bağlıdır. Laiklik, inanç ile akıl ve pozitif bilimin sınırlarını kesin olarak çizen temel ilkedir.
6. İnkılapçılık: Siyasal, sosyal ,ekonomik düzendeki ayrıcalıkları ortadan kaldırmaktır, çelişkileri aşmaktır. Türk devrimi, Türk toplumunu her yönüyle ve kurumuyla çağdaş bir toplum durumuna getirmektedir.
*Bu temel ilkelere ek olarak ayrıca; Ulusal Egemenlik ve Bağımsızlık, Ulusal Birlik ve Beraberlik, Yurtta ve Cihanda Barış İlkesi, Çağdaşlaşma, Bilimsellik ve İnsanlık Sevgisi sayılabilir.

-
Hürriyet olmayan bir memlekette ölüm ve çöküş vardır. Her ilerleyişin ve kurtuluşun anası hürriyettir. 1906
-
Ben askerliğin her şeyden ziyade sanatkarlığını severim. 1912
-
Savaş için düşmanı ordugahımızda beklemektense, onu uzaktan karşılamak yeğdir. 1914
-
Tarih bir milletin kanını, varlığını hiçbir zaman inkar edemez. 1919
-
Bütün ümidim gençliktedir. 1919
-
Bizim görüşümüz -ki halkçılıktır-kuvvetin, kudretin, egemenliğin, yönetimin doğrudan doğruya halka verilmesidir, halkın elinde bulundurulmasıdır. 1920
-
Adalet gücü bağımsız olmayan bir milletin, devlet halinde varlığı kabul olunamaz. 1920
-
Büyük Türk ordusu! Dünyanın hiçbir ordusunda yüreği seninkinden daha temiz ve daha sağlam bir askere rast gelinmemiştir. 1921
-
Basın milletin müşterek sesidir. Başlı başına bir kuvvet, bir okul, bir öncüdür. 1922
-
Tam bağımsızlık, ancak ekonomik bağımsızlıkla mümkündür. 1922
-
Yarım hazırlıkla, yarım tedbirle taarruz, hiç taarruz etmemekten daha fenadır. 1922
-
Bayrak bir milletin bağımsızlık alametidir. Düşmanın da olsa hürmet etmek lazımdır. 1922
-
Eğitim işlerinde behemahal muzaffer olmak lazımdır. Bir milletin hakiki kurtuluşu ancak bu surette olur. 1922
-
Her çiftçi ailesinin geçineceği ve çalışacağı toprağa sahip olması mutlaka lazımdır. Vatanın sağlam temeli ve bayındır hale getirilmesi bu esastadır. 1922
-
"Zamanın değişmesi ile hükümlerin değişmesi inkar olunamaz" kaidesi adalet sistemimizin temel taşıdır. 1922
-
Biz barış istiyoruz dediğimiz zaman tam bağımsızlık dediğimizi herkesin anlaması gerekir. 1923
-
Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir. 1923
-
Siyasi, askeri zaferler ne kadar büyük olurlarsa olsunlar, ekonomik zaferlerle taçlandırılmazlarsa meydana gelen zaferler devamlı olamaz, az zamanda söner. 1923
-
Memleket mutlaka modern medeni ve yeni olacaktır. Bizim için bu hayat davasıdır. 1923
-
Yeni Türkiye Devleti temellerini süngüyle değil, süngünün de dayandığı ekonomi ile kuracaktır. Yeni Türkiye Devleti cihangir bir devlet olmayacaktır. Fakat yeni Türkiye Devleti bir ekonomi devleti olacaktır. 1923
-
Bir millet ki resim yapmaz, bir millet ki heykel yapmaz, bir millet ki tekniğin gerektirdiği şeyleri yapmaz, itiraf etmeli ki o milletin ilerleme yolunda yeri yoktur. 1923
-
Devrim yasası, eldeki yasaların üstündedir. Bizi öldürmedikçe, bizim kafalarımızdaki akımı boğmadıkça, başladığımız devrim ve yenilik bir an bile durmayacaktır. Bizden sonraki dönemlerde de böyle olacaktır. 1923
-
Bizim dinimiz, ulusumuza, değersiz, miskin ve aşağı olmayı salık vermez. Tersine Allah da, Peygamber de insanların ve ulusların onur ve şereflerini korumalarını buyuruyor. 1923
-
Kılıç ve saban; bu iki fatihten birincisi, ikincisine daima mağlup oldu. 1923
-
Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. 1923
-
Bu memleket dünyanın beklemediği, asla umut etmediği ayrıcalıklı bir varoluşa sahne oldu. Bu sahne en az 7 bin senelik bir Türk beşiğidir. Beşik doğanın rüzgarıyla sallandı; beşiğin içindeki çocuk doğanın yağmurlarıyla yıkandı, o çocuk doğanın şimşeklerinden, yıldırımlarından, kasırgalarından evvela korkar gibi oldu sonra onlara alıştı; Onların oğlu oldu. Birgün o doğa çocuğu, Doğa oldu; şimşek, yıldırım, güneş oldu; Türk oldu... Türk budur. YIldırımdır, kasırgadır, dünyayı aydınlatan güneştir.
-
Dünyada herşey için, medeniyet için, hayat için, başarı için, en hakiki mürşit bilimdir, fendir. 1924
-
Bütün dünya bilsin ki, benim için bir yandaşlık vardır: Cumhuriyet yandaşlığı, düşünsel ve toplumsal devrim yandaşlığı. Bu noktada yeni Türkiye topluluğunda, bir bireyi bunun dışında düşünmek istemiyorum. 1924
-
Savaş zaruri ve hayati olmalıdır. Milletin hayatı tehlikeye maruz kalmadıkça savaş bir cinayettir. 1924
-
Türk milletinin istidatı ve kati kararı medeniyet yolunda durmadan, yılmadan ilerlemektir. 1924
-
Türk milletinin karakter ve adetlerine en uygun olan idare, cumhuriyet idaresidir. 1924
-
Yeni kuşak, en büyük cumhuriyetçilik dersini bugünkü öğretmenler topluluğundan ve onların yetiştirecekleri öğretmenlerden alacaktır. 1924
-
Öğretmenler! Cumhuriyet, fikren, ilmen, fennen, bedenen kuvvetli ve yüksek karakterli muhafızlar ister. Yeni nesli bu özellik ve kabiliyette yetiştirmek sizin elinizdedir. 1924
-
Yaptığımız ve yapmakta olduğumuz inkılapların amacı, Türkiye Cumhuriyeti halkını tamamen çağımıza uygun ve bütün mana ve biçimiyle uygar bir toplum haline değiştirmektir. 1925
-
Biz Türkler, bütün tarihimiz boyunca, hürriyet ve istiklale sembol olmuş bir milletiz. 1927
-
Gençliği yetiştiriniz. Onlara ilim ve irfanın müspet fikirlerini veriniz. Geleceğin aydınlığına onlarla kavuşacaksınız. 1927
-
Bomba sırtı olayı (14 Mayıs 1915) çok önemli ve Dünya savaş tarihinde eşine rastlanması mümkün olmayan bir olaydır. Karşılıklı siperler arası 8 metre, yani ölüm kesin. Birinci siperdekilerin hepsi kurtulmamacasına düşüyor. İkinci siperdekiler yıldırım gibi onların yerlerine gidiyor. Fakat ne kadar imrenilecek bir soğuk kanlılıkla biliyormusunuz? Bomba, şarapnel, kurşun yağmuru altında öleni görüyor, üç dakikaya kadar öleceğini biliyor ve en ufak bir çekinme bile göstermiyor. Sarsılma yok. Okuma bilenler Kur' an-ı Kerim okuyor ve cennete gitmeye hazırlanıyor. Bilmeyenlerse Kelime-i şahadet getiriyor ve ezan okuyarak yürüyorlar. Sıcak cehennem gibi kaynıyor. İşte bu Türk askerindeki ruh kuvvetini gösteren dünyanın hiçbir askerinde bulunmayan tebriğe değer bir örnektir. Emin olmalısınız ki Çanakkale savaşlarını kazandıran bu yüksek ruhtur.

-
[ Kronoloji ]
-
1881: Selanik'te doğdu.
-
1893: Askeri Rüştiye'ye girdi ve Kemal adını aldı.
-
1895: Selanik Askeri Rüştiyesi'ni bitirdi, Manastır Askeri İdadisi'ne girdi.
-
1899 Mart 13: İstanbul Harp Okulu Piyade sınıfına girdi.
-
1902: Harp Akademisi'ne girdi ve burada gazete çıkardı.
-
1905 Ocak 11: Harp Akademisi'ni Yüzbaşı olarak bitirdi, Şam'a 5. Ordu'nun 30. Süvari Alayı'nda staj yapmak için atandı.
-
1906 Ekim: Şam'da Vatan ve Hürriyet Cemiyeti'ni kurdu. Şam'da topçu stajını yaptı ve Kolağası oldu.
-
1908 Temmuz 23: Meşrutiyet'in ilan edilmesi için çalışmaları.
-
1909 Mart 31: 31 Mart ihtilalinde Hareket Ordusu Kurmay Subayı olarak çalıştı.
-
1911 Eylül 13: Mustafa Kemal, İstanbul'a Genelkurmay'a naklen atandı.
-
1911 Kasım 27: Mustafa Kemal, Binbaşılığa yükseldi.
-
1912 Ocak 9: Mustafa Kemal, Trablusgarp'ta Tobruk saldırısını yönetti.
-
1913 Ekim 27: Mustafa Kemal, Sofya Ateşemiliterliği'ne atandı.
-
1914 Mart 1: Mustafa Kemal, Yarbaylığa yükseltildi.
-
1915 Şubat 2: Mustafa Kemal, Tekirdağı'nda 19. Tümeni kurdu.
-
1915 Şubat 25: Mustafa Kemal'in Maydos'a gidişi.
-
1915 Haziran 1: Mustafa Kemal'in Albaylığa yükselişi.
-
1915 Ağustos 9: Mustafa Kemal, Anafartalar Grup Komutanlığı'na atandı.
-
1915 Ağustos 10: Mustafa Kemal, Anafartalar'dan düşmanı geri attı.
-
1916 Nisan 1: Mustafa Kemal'in Tuğgeneralliğe yükselişi.
-
1916 Ağustos 6: Mustafa Kemal, Bitlis ve Muş'u düşman elinden kurtardı.
-
1917 Eylül 20: Mustafa Kemal, memleketin ve ordunun durumunu açıklayan raporunu yazdı.
-
1917 Ekim: Mustafa Kemal, İstanbul'a döndü.
-
1918 Ekim 26: Mustafa Kemal, Halep'in kuzeyinde bugünkü sınırlarımız üzerinde düşman saldırılarını durdurdu.
-
1918 Ekim 30: Mondros Mütarekesi'nin imzalanması.
-
1918 Ekim 31: Mustafa Kemal'in Yıldırım Orduları Grup Komutanlığı'na atanması.
-
1918 Kasım 13: Yıldırım Orduları Grup Komutanlığı'nın kaldırılması ve Mustafa Kemal'in İstanbul'a dönüşü.
-
1919 Nisan 30: Mustafa Kemal'in Erzurum'da bulunan 9. Ordu Müfettişliği'ne atanması.
-
1919 Mayıs 15: İzmir'e Yunan'lıların asker çıkarması.
-
1919 Mayıs 16: Mustafa Kemal, Bandırma vapuruyla İstanbul'dan ayrıldı.
-
1919 Mayıs 19: Mustafa Kemal, Samsun'a çıktı.
-
1919 Haziran 15: Mustafa Kemal, 3. Ordu Müfettişi ünvanını aldı.
-
1919 Haziran 21: Mustafa Kemal, Ulusal Güçleri Sivas Kongresi'ne çağırdı.
-
1919 Temmuz 8 / 9: Mustafa Kemal, askerlikten çekildi. (Saat: 20:50)
-
1919 Temmuz 23: Mustafa Kemal'in başkanlığı altında Erzurum Kongresi'nin toplanması ve bir Temsil Kurulu seçerek dağılması.
(7 Ağustos 1919)
-
1919 Eylül 4: Mustafa Kemal'in başkanlığı altında Sivas Kongresi'nin toplanması ve 11 Eylül'de sona ermesi.
-
1919 Eylül 11: Mustafa Kemal, Anadolu ve Rumeli Müdafaayı Hukuk Cemiyeti Heyet Temsiliyesi Başkanlığı'na seçildi.
-
1919 Ekim 22: Amasya Protokolü'nün imzalanması.
-
1919 Kasım 7: Mustafa Kemal, Erzurum'dan milletvekili seçildi.
-
1919 Aralık 27: Mustafa Kemal, Heyeti Temsiliye'yle birlikte Ankara'ya geldi.
-
1920 Mart 20: İstanbul'un İtilaf Devletleri tarafından ele geçirilmesi, Mustafa Kemal'in protestosu, Ankara'da yeni bir Millet Meclisi toplama girişimi.
-
1920 Mart 18: İstanbul'da Meclis-i Mebusan'ın son toplantısı.
-
1920 Mart 19: Mustafa Kemal tarafından Ankara'da üstün yetkiyi taşıyan bir Millet Meclisi toplanması hakkında illere duyuruda bulunulması.
-
1920 Nisan 23: Mustafa Kemal, Ankara'da Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni açtı.
-
1920 Nisan 24: Mustafa Kemal, Büyük Millet Meclisi Başkanı seçildi.
-
1920 Mayıs 5: Mustafa Kemal'in başkanlığında ilk Hükümet'in toplantısı.
-
1920 Mayıs 11: Mustafa Kemal, İstanbul Hükümeti tarafından ölüm cezasına çarptırıldı.
-
1920 Mayıs 24: Mustafa Kemal'in cezası Padişah tarafından onaylandı.
-
1920 Ağustos 10: Osmanlı İmparatorluğu delegeleriyle İtilaf Devletleri arasında Sevr Antlaşması'nın imzalanması.
-
1920 Ocak 9 / 10: Birinci İnönü Savaşı.
-
1921 Ocak 20: İlk Teşkilat-ı Esasiye (Anayasa) Kanunu'nun esas maddelerinin kabulü.
-
1921 Mart 30 / Nisan 1: İkinci İnönü Savaşı.
-
1921 Mayıs 10: Mustafa Kemal tarafından Büyük Millet Meclisi'nde Anadolu ve Rumeli Müdafaai Hukuk Grubu'nun kurulması ve Mustafa Kemal'in Grup Başkanlığı'na seçilmesi.
-
1921 Ağustos 5: Mustafa Kemal'e Başkumandanlık görevinin verilmesi.
-
1921 Ağustus 22: Mustafa Kemal'in yönetiminde Sakarya Meydan Savaşı'nın başlaması.
-
1921 Eylül 13: Sakarya Meydan Savaşı'nın kazanılması.
-
1921 Eylül 19: Mustafa Kemal'e Mareşallik rütbesinin verilmesi ve Mustafa Kemal'in Gazi unvanını alması.
-
1922 Ağustos 26: Gazi Mustafa Kemal'in Kocatepe'den Büyük Taarruz'u yönetmesi.
-
1922 Ağustos 30: Gazi Mustafa Kemal'in Dumlupınar Başkumandanlık Meydan Savaşı'nı kazanması.
-
1922 Eylül 1: Gazi Mustafa Kemal'in: "Ordular! İlk hedefiniz Akdeniz'dir, İleri !" emrini vermesi.
-
1922 Eylül 9: Türk Ordusu'nun İzmir'e girmesi.
-
1922 Eylül 10: Gazi Mustafa Kemal'in İzmir'e gelişi.
-
1922 Ekim 11: Mudanya Mütarekesi'nin imzalanması.
-
1922 Kasım 1: Gazi Mustafa Kemal'in önerisi üzerine saltanatın kaldırılması.
-
1922 Kasım 17: Vahdettin'in bir İngiliz harp gemisiyle İstanbul'dan kaçması.
-
1923 Ocak 29: Gazi Mustafa Kemal'in Latife Hanım'la evlenmesi.
-
1923 Temmuz 24: Lozan Antlaşması'nın imzalanması.
-
1923 Ağustos 9: Gazi Mustafa Kemal'in Halk Fırkası'nı kurması.
-
1923 Ağustos 11: Gazi Mustafa Kemal'in 2. Büyük Millet Meclisi Başkanlığı'na seçilmesi.
-
1923 Ekim 29: Cumhuriyet'in ilan edilmesi.
-
1923 Ekim 29: Gazi Mustafa Kemal'in ilk Cumhurbaşkanı olması.
-
1924 Mart 1: Gazi Mustafa Kemal'in Büyük Millet Meclisi'nde Halifeliği kaldırması ve öğretimin birleştirilmesi hakkında açış nutkunu söylemesi.
-
1924 Mart 3: Hilafetin kaldırılması, öğrenimin birleştirilmesi, Şer'iyeve Evkaf Vekaletiyle (Bakanlığıyla), Erkanıharbiyei Umumiye Vekaletinin kaldırılması hakkındaki yasaların Büyük Millet Meclisi'nce kabul edilmesi.
-
1924 Nisan 20: Türkiye Cumhuriyeti Teşkilatı Esasiye (Anayasa) Kanunu'nun kabul edilmesi.
-
1925 Şubat 17: Aşarın kaldırılması.
-
1925 Ağustos 24: Gazi Mustafa Kemal'in ilk defa Kastamonu'da şapka giymesi.
-
1925 Kasım 25: Şapka Kanunu'nun Büyük Millet Meclisi'nde kabul edilmesi.
-
1925 Kasım 30: Tekkelerin kapatılması hakkındaki kanunun kabulü.
-
1925 Aralık 26: Uluslararası takvim ve saatin kabulü.
-
1926 Şubat 17: Türk Medeni Kanunu'nun kabulü.
-
1927 Temmuz 1: Gazi Mustafa Kemal'in Cumhurbaşkanı sıfatı ile ilk kez İstanbul'a gitmesi.
-
1927 Ekim 15 / 20: Gazi Mustafa Kemal'in Cumhuriyet Halk Partisi 2. Kurultayı'nda tarihi Büyük Nutku'nu söylemesi.
-
1927 Kasım 1: Gazi Mustafa Kemal'in 2. Kez Cumhurbaşkanlığı'na seçilmesi.
-
1928 Ağustos 9: Gazi Mustafa Kemal'in Sarayburnu'nda Türk harfleri hakkındaki nutkunu söylemesi.
-
1928 Kasım 3: Türk Harfleri Kanunu'nun Büyük Millet Meclisi'nde kabul edilmesi.
-
1931 Nisan 15: Gazi Mustafa Kemal tarafından Türk Tarih Kurumu'nun kurulması.
-
1931 Mayıs 4: Gazi Mustafa Kemal'in 3.kez Cumhurbaşkanlığı'na seçilmesi.
-
1932 Temmuz 12: Gazi Mustafa Kemal tarafından Türk Dil Kurumu'nun kurulması.
-
1933 Ekim 29: Gazi Mustafa Kemal'in Cumhuriyet'in 10. Yıldönümünde tarihi nutkunu söylemesi.
-
1934 Kasım 24: Gazi Mustafa Kemal'e Büyük Millet Meclisi tarafından ATATÜRK soyadının verilmesi kanununun kabul edilmesi.
-
1935 Mart 1: Atatürk'ün 4. kez Cumhurbaşkanlığı'na seçilmesi.
-
1937 Mayıs 1: Atatürk'ün çiftliklerini Hazine'ye ve taşınamaz mallarını da Ankara Belediyesi'ne bağışlaması.
-
1938 Mart 31: Atatürk'ün hastalığı hakkında Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği'nin ilk resmi duyurusu.
-
1938 Eylül 15: Atatürk'ün vasiyetnamesini yazması.
-
1938 Ekim 16: Atatürk'ün hastalık durumu hakkında günlük resmi duyuruların yayınına başlanması.
-
1938 Kasım 10: Atatürk'ün ölümü. (Perşembe, saat: 09.05)
-
1938 Kasım 11: İstanbul Şehir Meclisi'nin olağanüstü toplantı yapması. Saraydaki Cumhurbaşkanlığı forsunun indirilerek yerine yarıya kadar indirilmiş Türk Bayrağı'nın çekilmesi.
-
1938 Kasım 12: Atatürk'ün ölümü dolayısıyla, Yüksek Öğretim gençliğinin Üniversite Konferans Salonu'nda toplanması.
-
1938 Kasım 13: Gençliğin Taksim Cumhuriyet Anıtı önünde toplanarak Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyet'i koruyacaklarına ant içmeleri.
-
1938 Kasım 14: Büyük Millet Meclisi çok hazin bir toplantı yaptı.
-
1938 Kasım 15: Hükümet Atatürk'ün Ankara'da ebedi istirahat yerine konulacağı 21 Kasım 1938 tarihini ulusal yas günü olarak duyurdu.
-
1938 Kasım 16: İstanbul'lular Atatürk'ün Dolmabahçe Sarayı Muayede Salonu'ndaki katafalkı önünde sabahın ilk saatlerinden gecenin son saatlerine kadar saygı ve üzüntü içinde son görevlerini yaptılar.
-
1938 Kasım 19: Büyük bir törenle, Atatürk'ün Dolmabahçe'den alınan yüce cenazesi, önce Sarayburnu'na, oradan Zafer torpidosuyla Yavuz zırhlısına götürüldü.Yavuz zırhlısıyla İzmit'e kadar götürülen tabut, oradan Ankara'ya yolcu edildi.
-
1938 Kasım 20: Atatürk'ün sevgili naşı Ankara'ya ulaştı ve Ankara'da Büyük Millet Meclisi önündeki katafalka konuldu. Ankara'lılar da son görevlerini saygıyla yaptılar.
-
1938 Kasım 21: Atatürk'ün cenazesinin Etnoğrafya Müzesi'ndeki Geçici Kabre konulması.
-
1938 Kasım 25: Atatürk'ün vasiyetnamesinin açılması.
-
1938 Aralık 26: Atatürk'ün "Ebedi Şef" sanıyla anılmasının kabul edilmesi.
-
1953 Kasım 4: Atatürk'ün Geçici Kabri'nin açılması.
-
1953 Kasım 10: Atatürk'ün cenazesinin Anıt-Kabir'e nakledilmesi.

Ey Türk gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.
Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahların olacaktır. Bir gün, İstiklâl ve cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içine bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zapt edilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk istiklâl ve cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda, mevcuttur!

Büyük Türk milleti!
On beş yıldan beri, giriştiğimiz işlerde muvaffakiyet vadeden sözlerimi işittin. Bahtiyarım ki, bu sözlerimin hiç birinde milletimin hakkımdaki itimadını sarsacak bir isabetsizliğe uğramadım.
Yurttaşlarım!
Az zamanda çok işler yaptık. Bu islerin en büyüğü, temeli, Türk kahramanlığı ve yüksek Türk kültürü olan Türkiye Cumhuriyetidir.Bundaki muvaffakiyeti, Türk Milletinin ve onun değerli ordusunun bir ve beraber olarak, azimkarane yürümesine borçluyuz.Fakat yaptıklarımızı asla kafi göremeyiz, Çünkü, daha çok ve daha büyük isler yapmak mecburiyetinde ve azmindeyiz.Yurdumuzu, dünyanın en mamur ve en medeni memleketleri seviyesine çıkaracağız. Milletimizi, en geniş refah vasıta ve kaynaklarına sahip kılacağız. Milli kültürümüzü, muasır medeniyet seviyesinin üstüne çıkaracağız.Bunun için, bizce zaman ölçüsü, geçmiş asırların gevşetici zihniyetine göre değil, asrimizin sürat ve hareket mefhumuna göre düşünülmelidir. Geçen zamana nispetle daha çok çalışacağız, daha az zamanda daha büyük isler başaracağız. Bunda da muvaffak olacağımıza şüphem yoktur.Çünkü,Türk milletinin karakteri yüksektir; Türk milleti çalışkandır;Türk milleti zekidir. Çünkü, Türk milleti milli birlik ve beraberlikle güçlükleri yenmesini bilmiştir. Ve çünkü, Türk milletinin, yürümekte olduğu terakki ve medeniyet yolunda, elinde ve kafasında tuttuğu meşale, müspet ilimdir.Sunu da ehemmiyetle tebarüz ettirmeliyim ki, yüksek bir insan cemiyeti olan Türk milletinin tarihi bir vasfı da, güzel sanatları sevmek ve onda yükselmektir. Bunun içindir ki, milletimizin yüksek karakterini, yorulmaz çalışkanlığını, fıtri zekasını, ilme bağlılığını, güzel sanatlılara sevgisini, milli birlik duygusunu mütemadiyen ve her türlü vasıta ve tedbirlerle besleyerek inkişaf ettirmek milli ülkümüzdür.Türk milletine çok yarasan bu ülkü, onu, bütün beşeriyette, hakiki huzurun temini yolunda, kendine düsen medeni vazifeyi yapmakta muvaffak kılacaktır.
Türk Milleti!
Kurtuluş Savasına başladığımızın on besinci yılındayız. Bugün Cumhuriyetimizin onuncu yılını doldurduğu en büyük bayramdır.
Kutlu olsun!
Bu anda, büyük Türk milletinin bir ferdi olarak, bu kutlu güne kavuşmanın en derin sevinci ve heyecanı içindeyim.Bugün, ayni iman ve katiyetle söylüyorum ki, milli ülküye, tam bir bütünlükle yürümekte olan Türk milletinin büyük millet olduğunu, bütün medeni alem az zamanda bir kere daha tanıyacaktır. Asla şüphem yoktur ki, Türklüğün unutulmuş büyük medeni vasfı ve büyük medeni kabiliyeti, bundan sonraki inkişafı ile, atinin yüksek medeniyet ufkundan yeni bir güneş gibi doğacaktır.
Türk milleti!
Ebediyete akıp giden her on senede, bu büyük millet bayramını daha büyük şereflerle, saadetlerle, huzur ve refah içinde kutlamanı gönülden dilerim.
Ne mutlu Türküm diyene!
Ankara, 29 Ekim 1933
Mustafa Kemal ATATÜRK

- "Biz Türkler, bütün tarihimiz boyunca hürriyet ve istiklâle timsal olmuş bir milletiz.
-
"Özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir. Ben milletimin en büyük ve ecdadımın en değerli mirası olan bağımsızlık aşkı ile dolu bir adamım. Çocukluğumdan bugüne kadar ailevî, hususî ve resmî hayatımın her safhasını yakından bilenler bu aşkım malumdur. Bence bir millete şerefin, haysiyetin , namusun ve insanlığın vücut ve beka bulabilmesi mutlaka o milletin özgürlük ve bağımsızlığına sahip olmasıyla kaimdir. Ben şahsen bu saydığım vasıflara, çok ehemmiyet veririm. Ve bu vasıfların kendimde mevcut olduğunu iddia edebilmek için milletimin de aynı vasıfları taşımasını esas şart bilirim. Ben yaşabilmek için mutlaka bağımsız bir milletin evladı kalmalıyım. Bu sebeple milli bağımsızlık bence bir hayat meselesidir. Millet ve memleketin menfaatleri icap ettirirse, insanlığı teşkil eden milletlerden her biriyle medeniyet icabı olan dostluk ve siyaset münasebetlerini büyük bir hassasiyetle takdir ederim. Ancak, benim milletimi esir etmek isteyen herhangi bir milletin, bu arzusundan vazgeçinceye kadar, amansız düşmanıyım."
-
"Bilelim ki milli benliğini bilmeyen milletler başka milletlere yem olurlar. "
-
"Milli mücadelelere şahsî hırs değil, milli ideal, milli onur sebep olmuştur."
-
"Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır. "
-
"Milli his ile dil arasındaki bağ çok kuvvetlidir. Dilin milli ve zengin olması, milli hissin gelişmesinde başlıca etkendir. Türk dili, dillerin en zenginlerindendir. Yeter ki, bu dil şuurla işlensin. Ülkesini, yüksek bağımsızlığını korumasını bilen Türk milleti, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır. "
-
"Bir dinin tabiî olması için akla, fenne, ilme ve mantığa uygun olması lazımdır. "
-
"Her fert istediğini düşünmek, istediğine inanmak, kendine mahsus siyasi bir fikre sahip olmak, seçtiği bir dinin icaplarını yapmak veya yapmamak hak ve hürriyetine sahiptir. Kimsenin fikrine ve vicdanına hakim olunamaz. "
-
"Türk Milletinin istidadı ve kesin kararı medeniyet yolunda, durmadan, yılmadan ilerlemektir. "
-
"Medeni olmayan insanlar, medeni olanların ayakları altında kalmaya mahkumdurlar. "

KEMAL PAŞA'YA
Yüzünü görmek istedim
Selanik' te birşey sormadan
Kuyumcularla kebapçılara
Deniz kıyısına gittim
Sesin duyuluyordu
Liman boyunca
Bütün deniz kabuklarında
Bir vapurda
Dalgalanıyordu
Adının hayali
Ne güzel şey "Türk dostuyum " demek
Samsun' a çıkacağız yarın sabah
Ord.Prof.Dr.Anna Masala (İtalyan)
***
MUSTAFA KEMAL' İ DÜŞÜNÜYORUM
Mustafa Kemal' i düşünüyorum
Yeleleri alevden al bir ata binmiş
Aşıyor yüce dağları, engin denizleri
Altın saçları dalgalanıyor rüzgarda
Işıl ışıl yanıyor mavi gözleri
Mustafa Kemal' i düşünüyorum;
Yanmış, yıkılmış savaş meydanlarında
Destanlar yaratıyor cihanın görmediği,
Arkasından dağ dağ ordular geliyor
Her askeri Mustafa Kemal gibi.
Mustafa Kemal' i düşünüyorum;
Gelmiş geçmiş kahramanlara bedel
Hükmediyor uçsuz bucaksız göklere.
Al bir ata binmiş yalın kılıç
Koşuyor zaferden zafere...
Mustafa Kemal' i düşünüyorum;
Ölmemiş bir kasım sabahı!
Yine bizimle beraber biryerde,
Yaşıyor dört köşesinde vatanın.
Yaşıyor damar damar yüreklerde.
Mustafa Kemal' i düşünüyorum;
Altın saçları dalgalanıyor rüzgarda
Mavi gözleri ışıl ışıl, görüyorum
Uykularıma giriyor her gece.
Ellerinden öpüyorum.
ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN
***
BİR RESİMDE ATATÜRK
İzmir' e girişini Atatürk' ün
Bir kahve duvarındaki resimde gördüm
Bir ılık güz öğlesinde
Şanlı haki urbası üzerinde
Koymuştu kılıcını içine kınının
Yürüyordu arasına sevgili halkının
Ayağında Anadolu' dan getirdiği toz
Bir inanç gözlerinde tükenmez
Alabildiğine insan kalabalığı ardı
Bir aydınlık geleceğe bakıyordu
Işıktı sevinçti türküydü
Görseydiniz o resimde Atatürk' ü
Sabahattin Kudret Aksal

Atatürk'ün bahçe mimarı Mevlit Baysal anlatıyor:
Çankaya Köşkü'nün bahçesini yapıyordum. Bir gün Atatürk, yaveri ve ben bahçede dolaşıyorduk. Çok ihtiyar ve geniş bir ağaç Ata'nın geçeceği yolu kapatıyordu. Ağacın bir yanı dik bir sırt, diğer yanı suyu çekilmiş bir havuzdu. Ata, havuz tarafındaki kısma yaslanarak karşıya geçti. Derhal atıldım:
- Emrederseniz derhal keselim Paşam!
Bir an yüzüme baktı, sonra:
- Yahu, dedi, sen hayatında böyle bir ağaç yetiştirdin mi ki keseceksin!
***
Atatürk, 1936'da bir lise öğrencisine şunları yazdırmıştır: "Garb senden, Türk'ten çok geriydi. Manada, fikirde, tarihte bu böyleydi. Eğer bugün garb, nihayet teknikte bir tefevvuk gösteriyorsa ey Türk çocuğu, o kabahat da senin değil, senden evvelkilerin affolunmaz ihmalinin bir neticesidir."
***
Birgün Müslüman memleketlerinden birinde (Mısır'da) bağımsızlık davası için çalışan liderlerden biri, Mustafa Kemal'i görmeye gelmişti. Kendisine:
-"Bizim hareketin de başına geçmek istemez misiniz?" diye sordu.
Olabilecek şey değildi ama insan yoklamalarını pek seven Mustafa Kemal:
-"Yarım milyonunuz bu uğurda ölür mü?" diye sordu.
Adamcağız yüzüne bakakaldı.
-"Fakat Paşa Hazretleri yarım milyonumuzun ölmesine ne lüzum var? Başımızda siz olacaksınız ya..."
-"Benimle olmaz beyefendi hazretleri, yalnız benimle olmaz. Ne vakit halkınızın yarım milyonu ölmeye karar verirse, o zaman gelip beni ararsınız."


|